Erzincan Depreminin Umut Veren Hikayesi

70

Cumhuriyet tarihinde yaşanmış en acı olaylardan bir tanesi de Erzincan Depremi. Erzincan Depreminde yaşanan bir olay, hem halkın takdirini topladı hem de hala umut olduğunu gösterdi.

27 Aralık 1939 yılında, Erzincan’da 7.2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. 100 binden fazla insan yaralandı ve 30 binden fazla insan da hayatını kaybetti. En ağır bedel ödenen depremlerden biri olarak tarihe geçti.

Erzincan depremi

Depremin kış ayında meydana gelmesinden dolayı yanan sobaların devrilmesiyle yangın çıktı. 100 binden fazla ev yanar ve Erzincan’da adeta can pazarı yaşanır. Hem kış şartları hem iletişim bağlantılarının kesilmesi nedeniyle bölgeye yardım gönderilemez.

Şehirdeki cezaevi binası da depremden hasar görmüştür. Mahkumlar açıkta kalır. Dönemin Erzincan Cumhuriyet Savcısı İzzet Akçal, mahkumları toplar ve onlara şu tarihi cümleleri söyler:  “Sizi şimdi kurtarma çalışmalarında görev almak üzere serbest bırakacağım. Aranızda civar köylerden olanlar varsa iki günlüğüne köylerine gidip, ailelerini görebilirler. Ancak bir koşulum var; hiçbiriniz kaçmayacaksınız. Canla başla çalışacaksınız. İşimiz bitince cezaevine döneceksiniz”

Erzincan depremi hikayesi

Bunun üzerine mahkumlar, her sabah depremden kalanlarla mücadele etmek için çıkar ve akşamları geri döner. Her akşam cezaevinde sayım yapılır. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü de bu özverili çalışmaya tanık olur.

Erzincan yakınlarındaki köyde bir mahkum trene binmek ister. Muhafızlar mahkumu trene bindirmezler, bu sırada çıkan kargaşa sebebiyle İnönü olay yerine gelir. Mahkum İnönü’ye yaklaşarak: “Efendim, ben Savcı Bey’e kaçmama sözü verdim. Erzincan’a dönüp, kurtarma çalışmalarına katılmak istiyorum. Beni de trene alın” demiştir. İnönü olaydan etkilenir ve mahkumu trene alır.

Erzincan depreminde mahkumlar

Müfettişlik tarafından çekilen telgrafta, mahkumların bin kişiyi kurtardığı bilgisine yer verilir. Mahkumların iyi niyetinden dolayı TBMM’ye bir kanun teklifi verilir. Görüşmeler sırasında Erzincan Milletvekili Abdülhak Fırat: “Biliyorsunuz ki, bu insanlar hakikaten hayatlarında bazı günahlar işlemiş, hatta can acıtmışlardır, fakat buna mukabil yüzlerce can kurtarmak suretiyle yararlıklar ve fedakârlıklar, ahlâkî birçok vasıflar da göstermişlerdir.” Der.

Bu kanun ile birlikte aralarında adam öldürme, hırsızlık, gasp, kız kaçırmaya teşebbüs, tütün kaçakçılığı gibi suçları bulunan 241 mahkumun, mahkumiyet sürelerinin beşte dördü affedilir.