Bir 14 Şubat Manifestosu

277

Aşkın, sevginin en üst mertebesi olduğu düşünülür. Aşk olmadan yaşamın tadı alınamayacak zannedilir. Yaşamımızın her alanında aşkın cazibesine tanık oluruz. Hem de bu durum sadece 14 Şubat için geçerli değildir.

AŞKA MADDİ DEĞER Mİ BİÇİLİYOR?

Bir düğünün ortalama bedeli, son yıllarda hızla tırmandı. İngiltere’de bir düğün masrafı, ortalama 20 bin sterlini aştı. Hal böyle olunca çiftlerin, aşklarına maddi değer biçtikleri düşünülüyor.

14 şubat

Düğün masraflarının yanı sıra bir de romantik komedi filmlerinin ne kadar gişe yaptığını düşünün. Filmin formülü doğruysa ve film sonunda sevgililer deli gibi sarılıyorsa oldu bu iş, milyonlarca dolar kar edebilirsiniz.

Çöpçatanlık siteleri, ekonomiden hiçbir zaman etkilenmiyor. Bu sitelere, yaklaşık 6 yıl önce %60 daha fazla harcama yapılmaya başlandı.

14 şubat sevgililer günü

AŞKIN GÖZÜ KÖR

Aşkın gözü kör derler. Aslında aşkın gözü kör değil, gözlerimiz abartılı aşk masallarıyla kör ediliyor. İşte bunun adı romantizm efsanesi. Bu efsaneye göre; dünyanın bir yerlerinde, tanıdığınız zaman hayatınızın tamamlanacağı biri var. Bütün mesele o kişiyi bulmakta ve bulduktan sonra da iki kişi olmayı bırakıp tek kişi olabilmekte.

YALNIZ YAŞAYANLARIN SAYISI ARTIYOR

14 şubat manifestosu

BBC Türkçe’nin haberine göre; 1990’lı yıllardan günümüze doğru bakıldığında yalnız yaşayan kişilerin sayısının, %50 oranında artış gösterdiğini görüyoruz. Yalnız yaşayan kişiler, bekarken daha özgür olduklarını ve ailelerine, arkadaşlarına daha çok vakit ayırabildiklerini söylüyor.

Filozof Simon May, Batı’da birçoğumuzun artık tanrıdan beklentisi olmamasına karşın, onun sunduğu koşulsuz sevgiye özlem duyduğumuzu öne sürüyor. Tanrı olmadığı zaman koşulsuz sevgi insanlardan beklenmeye başlanıyor. İnsanları tanrılaştırdığımız zaman bizi hüsrana uğrattıkları için aşk, nefrete dönüşüyor. “Herkes sevdiği şeyi öldürüyor” diye figan ediyor Oscar Wilde.

14 şubat yalnız yaşayanlar

Psikolog Erich Fromm’un da dediği gibi sevme sanatı aslında “aşka düşmek”ten (falling in love) “aşkla yaşama”ya (standing in love) geçmeyi başarmak.

Aşka düşmede, birine ait ve sahip olma dürtüsü yatar. Ait olma ve sahip olma durumu, hayatı ve özgürlüğü yok ettiği için bu durum fazla uzun sürmez.

Aşkla yaşamak için biriyle beraberken onunla özgürlüğü yaşamak gerekir.

Aşkla yaşamak, yaklaşan Sevgililer Günü saldırısına karşı mücadele etmek için merhem olacaktır belki de…